Kategoriler
Sağlık

Horlama ve uyku apnesi nedir?

Kaliteli bir yaşamın yolu, kaliteli uykudan geçiyor. Bunu belirleyen en temel etkense derin uyku dönemi. Kişinin derin uykuya geçmesinin önündeki önemli engelleri ise horlama ve uyku apnesi oluşturuyor. Toplumun büyük kısmını ilgilendiren ancak hakkında çok da fazla şey bilinmeyen bu rahatsızlıklara ilişkin merak edilenleri yazımızda anlatıyoruz.

Horlama ve uyku apnesi nedir?

Sık rastlanan ancak kişinin kendi kendine fark etmesi zor olan horlama ve tıkayıcı uyku apnesinin teşhis ve tedavisi uzun süreçlere yayılabiliyor. Hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu rahatsızlıklarda, hayati risk bile söz konusu olabiliyor.

Horlama, uyku sırasında kaslarda oluşan gevşeme ve hava yolunda meydana gelen çökme nedeniyle, havanın geçişi sırasında sarkan kaslarda titreşime bağlı olarak ortaya çıkan sesi tanımlıyor.  Uyku apnesi ise uykuda solunumun en az 10 saniye durması ya da oksijen satürasyonunda minimumyüzde 4 oranında düşme meydana gelmesi sonucu ortaya çıkan durumu ifade ediyor.

Her horlama, uyku apnesi anlamına gelmiyor ama horlayan insanlarda uyku apnesi sıkça görülüyor. Eğer kişi düzenli olarak, kesintisiz biçimde horluyorsa bu durumda uyku apnesi olasılığının düşük olduğu da söylenebilir. Ancak horlamalar arasında soluk durmasına, nefes kesilmesine rastlanıyorsa bu belirtiler kişinin uyku apnesi rahatsızlığına işaret ediyor. Söz konusu durum hastanın eşi, partneri ya da aile fertleri tarafından fark edilebiliyor.

Anatomik yapı horlama ve uyku apnesinde oldukça etkili oluyor. Ağzını açtığında boğazı kalabalık gözüken, bademcikleri çok iri olan, küçük dili normalden büyük, dik kökü geniş, boğaz geçişi pasajı darlmış ve çene yapısı çok küçük ya da büyük olan kişilerde horlama ve uyku apnesi rahatsızlığı daha sık görülebiliyor. ayrıca şişmanlık da önemli bir risk faktörü.

Horlama ve uyku apnesinin yan etkileri

Sabahları yorgun kalkmak, kişinin uykusunu almadan uyanmış en sık görülen şikayetlerden bazıları. Buna bağlı olarak gün içinde yorgunluk, ansızın bastıran uyku hali, konsantrasyon ve dikkat bozukluğu ile depresif rahatsızlıklar da ortaya çıkabiliyor.

Sigara, uyku düzenini ektilediği için kişide uyku sendromu varsa artırıyor. Alkol tüketimi, ağır yemek yeyip hemen yatmak, antidepresan türü ilaçların kullanımı da horlama ve uyku apnesi için tetikleyici olabiliyor.

Bu rahatsızlıklar tedavi edilmediği durumlarda uykusuzluğa bağlı olarak meydana gelen trafik kazalarının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Kişinin derin uykuya geçememesi de başlı başına bir problem. Çünkü vücuttaki rejeneratif olaylar, vücut için gerekli birçok hormonal salınımlar, çocuklardaki büyüme hormonu derin uyku döneminde gerçekleşiyor. Uyku apnesi nedeniyle bunların gerçekleşmemesi ve kişide sıksık hipoksi ataklarının olması nedeniyle vücutta bazı organik bozukluklar oluşuyor. Hastalığın görüldüğü kişiler eğer tedavi edilmezse hipertansiyon, böbrek, kalp rahatsızlıkları ve hatta uyku sırasında kalp krizi sonucu ani ölüm ihtimali ortaya çıkıyor