Kategoriler
Sağlık

İyodun tiroit bezleri için önemi


İyodun tiroit bezleri için önemi büyüktür. Çünkü iyot, tiroit hormonunun ham maddesidir, ancak bu madde vücutta üretilmediği için dışarıdan alınması gerekmektedir. Ülkemizde günlük gereksiz tuz tüketimi fazla olmasına rağmen halen Türk toplumunun yaklaşık yüzde 50’sinde çeşitli derecelerde iyot eksikliği görülmekte, bu da iyotsuz tuzların kullanıldığını göstermektedir.

İyodun tiroit bezleri için önemi

Tiroit bezi, endokrin organlar arasında hacim olarak en büyük ve en önemli fonksiyonlara sahip olanıdır. Nefes borusu yani trakeanın ön kısmında yer alan, 30-40 gram ağırlığındaki bu organın temel görevlerinden biri vücut metabolizmasını ayarlayan T4 hormonunu salgılamaktır. Tiroit hormonlarının az salgılanması (hipotiroidi) halinde bağırsaktan saç teline kadar bütün metabolizma yavaşlayarak saç dökülmesi, unutkanlık, uykuya eğilim, kilo alma, halsizlik, seste kalınlaşma gibi şikayetler ortaya çıkmakta, bu hormonun fazlalığı (hipertiroidi) ise aşırı terleme, saç dökülmesi ve hızlı kilo kaybına yol açmaktadır.

Tiroit bezinde ortaya çıkan hastalıklar temelde iki şekilde görülüyor. İlk grubu bezin anatomik özelliklerine bağlı hastalıklar oluşturuyor. Tiroit bezinin büyümesine guatr denilir. Guatrın nodüllü ve nodülsüz olmak üzere iki tipi var. Diğer tiroit hastalık grubu ise bezin fonksiyonel durumuna göre yapılan sınıflamadır. Tiroit bezi az hormon üretiyorsa hipotiroidi, çok üretiyorsa hipertiroidi tablosu ortaya çıkıyor.

Tiroit nodülleri (nodüler guatr) iyot eksikliği olan toplumlarda sık görülen (Türkiye’de görülme sıklığı yüzde 25) ve son yıllarda tiroit ultrasonun klinik kullanıma girmesi ile daha da erken tespit edilebilen önemli bir tiroit hastalığıdır. Nodüler guatrlarda tiroit hormonu az veya fazla salgınabildiği gibi normal de olabiliyor. Yaklaşık yüzde 5 oranında tiroit kanseri riski bulunuyor.

Toplum iyot hakkında yanlış  bilgilendiriliyor


Tiroit bezinin düzenli çalışmasında iyot önemli rol oynamaktadır. Ancak günümüzde iyot tüketimi konusunda toplumda çok ciddi bir kafa karışıklığı bulunuyor. Bunun en önemli nedeni, son yıllarda doğal tuz adı altında iyotsuz tuz kullanımının medyada konunun uzmanı olmayan kişiler tarafından önerilmesi…

Sağlıklı bir erişkinin günlük iyot ihtiyacı 150 mcg iken hamilelerde bu rakam 250 mcg’e kadar çıkabiliyor. Eğer iyot alımı az ise bez yeterince tiroit hormonu üretemediği için hipofizden yani beynin alt kısmından salgılanan TSH hormonu artıyor, bu da tiroit bezinin daha da büyümesine neden oluyor. Ayrıca iyot eksikliği olan toplumlarda nodül oluşumuna daha çok rastlanıyor. Dolayısıyla nodül ile guatrı önlemenin en doğal ve etkin yollarından biri günlük iyot alımını sağlamaktan geçiyor.

Günde yarım çay kaşığı iyotlu tuz

Sağlığımızı korumak ve tansiyon problemi yaşamamak için günlük 5 gram yani yaklaşık 1 çay kaşığından fazla tuz tüketilmemesi gerekiyor. Günlük 150 mcg iyot almak için yarım çay kaşığı yani 2,5-3 gram iyotlu tuz yeterli. Oysa ülkemizde günlük gereksiz tuz tüketimi yaklaşık 18 gram olmasına rağmen halen Türk toplumunun yaklaşık yüzde 50’sinde çeşitli derecelerde iyot eksikliği görülüyor. Bu da iyotsuz tuzların kullanıldığını gösteriyor. Son yıllarda iyot alımındaki azalmanın temelinde doğal olduğu için tercih edilen ancak iyottan fakir olan kaya, deniz veya Himalaya tuzlarının tüketimi yatıyor.

Nadiren aşırı iyot alımı günlük 500 mcg’ın üzeri bazı tiroit hastalıklarını tetikleyebilise de bu durum ülkemiz için geçerli değil. Çünkü yapılan araştırmalar toplumumuzda yaklaşık yüzde 3 oranında yüksek iyot alındığını gösteriyor. Dolayısıyla iyot fazlalığının risklerini gündeme getirerek iyotlu tuz alımını teşvik etmemek, toplumun iyot alması gereken yüzde 97’sinin sağlığnıı riske atmak anlamına geliyor.