Kategoriler
Sağlık

Baş ağrısının nedenleri


Baş ağrısı tüm dünyada hekime başvurulması gereken hastalıkların başında yer almaktadır. Dünyadaki en büyük iş gücü kaybı nedeni baş ağrılarıdır. Hemen hemen herkesin yılda en az birkaç defa baş ağrısı şikayeti olur. Kadınların yüzde beşi, erkeklerin de yüzde üçü yılın neredeyse yarısını baş ağrısı ile geçirmektedir. Migren gibi kronik hastalığı olanlar için ise baş ağrısı hayatı kabusa çevirebilir. Oysa bazı detaylara dikkat ettiğinizde baş ağrılarını engelleyebilirsiniz.

Baş ağrısının nedenlerini ve tedavisi

Baş ağrıları iki gruba ayrılmaktadır. Birincisi primer baş ağrılarıdır. Bu tip baş ağrılarını migren, gerilim baş ağrısı ve küme baş ağrıları olarak açıklayabiliriz. Sekonder baş ağrıları ise ikincidir. Enfeksiyon, tümör, kanama, hipertansiyon, dev hücreli arterit ve glokom gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan ağrılardır. Baş ağrısı, baş ve boyun bölgesinde bulunan ağrıya duyarlı yapıların değişik nedenlerle irritasyonu sonucu hissedilen ağrıdır. Ağrılar zonklayıcı, baskı şeklinde, sızlayıcı, patlayıcı, sıkıştırıcı ve şimşek çakması gibi değişik tiplerde olabilir. Baş ağrısının bu özellikleri de tanının konunmasına yardımcı olur.


Primer baş ağrılarının nedeni kesin olarak bilinmiyor. Migrenin damarlardaki genişlemeden kaynaklandığı düşünülse de ağrıyı başlatan neden net olarak belli değil. Ağrılar sıklıkla tekrarlar ve kronik olur. Hayati tehlike yaratmaz ancak iş gücü kaybına ve hayat kalitesinde bozulmaya neden olur. Bu hastalarda genelde ileri tetkiklere gerek yoktur. Primer baş ağrılarında, ağrı sıklığına göre akut tedavi veya ağrı ataklarını seyrekleştirmek ve şiddetini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanır. Akut atak tedavisinde farklı ağrı kesiciler ve maske ile verilen oksijen tedavisi seçenekleri vardır.

Sekonder baş ağrılarının ise hepsinde altta yatan bir neden bulunuyor. Kafada bulunan ağrıya duyarlı yapıları etkileyen her türlü neden sekonder ağrıları başlatabiliyor. Bu ağrılarda ise neden saptanıp buna yönelik tedavi yapılmalıdır. Enfeksiyon ise uygun antibiyotik, kanama ise buna yönelik tedaviler, tansiyon düşürücü tedaviler, tümör gibi yer kaplayıcı lezyonlarda tümör çıkarılması, kafa içi basınç artışına neden olan durumlarda bu basıncı düşürmeye yönelik tedaviler ve bağ dokusu hastalıklarında uzun süreli immün sistem baskılayıcı tedaviler uygulanmalıdır.