Kategoriler
Sağlık

Kadınlarda saçlar neden dökülür?


Saçımızda yüzde 95 üzerinde bir saç dökülme var ise bu genetik bir durumdur. Yani annemizden veya babamızdan aldığımız kromozomlarla ilgilidir. Erkeklerde ise saç dökülmesi genel olarak daha yoğundur. Bu saç dökülmesi çoğunlukla başın üst ve yan kısımlarından olur. Kadınlardaki saç  dökülmesi genel olarak doğuştan gelen bir bağışıklık problemiyle alakalı durumdur. Saç köklerimizdeki beyaz kök hücrelerinin fazlalaşmasıyla kökler küçülür ve bu da saç üretimimizi yavaşlatır. Saçımızın yaşam süresi en fazla beş yıldır. Beş yıldan sonra saçları yavaş yavaş kaybettiğimizde ve yerine gelecek yeni saçların oluşumu da önlenirse saçta azalmalar görürüz.

“Saçım neden dökülüyor?” diye sormayın

Tabi saç dökülmesinin farklı farklı sebepleri de bulunmaktadır. Bunlardan biri şüphesiz kopmaya bağlı dökülme. Saçımızı sıkı ördüğümüzde ya da at kuyruğu yaptığımızda saçlarımızı kopartır ve dökülmesine sebep olur. Çok sık saç yıkamak ve sık taramak da saçlarımızın dökülmesine sebep olmaktadır. Saçımıza uyguladığımız ısı saçımızın yıpranmasına ve dökülmesine sebep olur. Yani fön çektirmek, maşa yapmak, perma yaptırmak bu sebepler arasındadır ve bu uygulamalar sonucunda kalıcı dökülmeler ile karşı karşıya kalabiliriz. Menopoz dönemine giren kadınlarda hormonel bozulmalar doğrultusunda da saç dökülmeleri ortaya çıkabilir. D vitamini eksikliği halinde de saç dökülmelerini görebiliriz. D vitamini eksikliği yaz aylarında güneşli ortamlarda bulunarak, kış aylarında da takviye ilaçlarla karşılanabilir.

Kanser tedavilerinde uygulanan kemoterapi saç dökülmesinde büyük bir etkendir. Alınan ışınlar ve kullanılan hormonel bozukluklar oluşturan ilaçlar saç dökülmesini çok etkilemektedir. Doğum kontrol hapları yine aynı şekilde yumurtlamayı önleyen hormonlar içerdiği için saç dökülmesine sebep olur. Hamilelik döneminde her ne kadar alınan vitaminler sayesinde saçlarda yoğunlaşma görülse de bazı hamilelikte hormonlara bağlı dökülmeler olabilir. Doğum sonrasında vitaminler kesildikten sonra yine vücutta değişiklikler ve saçlarda dökülme görülebilir. Bu dökülme iki yıla kadar sürebilir. Emzirme dönemi de bunlardan biridir ve hormonlara bağlı saçta dökülmeler oluşabilir. Yoğun strese bağlı saç dökülmelerini açıklayacak olursak: Boşanma durumunda, sevilen birini kaybetme halinde ya da fiziksel durumumuza bağlı stres yaşadığımız durumlarda saç dökülmeleri yaşayabiliriz. En çok görülen sebeplerden biri de yaşlanmaya bağlı saç dökülmesidir. 50’li ve 60’lı yaşlara gelen bayanlarda sebebi belli olmayan bir saç dökülmesi söz konusudur.


Üç tip saç dökülmesi mevcuttur: Bunlardan biri tepe bölgesi, saç ön çizgisinden başlayan dökülmeler, ikincisi yoğun tepe bölgesi saç dökülmesi ve üçüncüsü ise tüm kafa bölgesindeki saç dökülmesidir. Günlük olarak 50 – 100 tel aralığında bir saç dökülmesi mevcut ise bu normal bir dökülmedir. Ama dökülen saç sayısı 150 – 200 arasında ise bu dökülmeye etken bir şeyler var demektir. Bu yüzden öncelikle saç dökülmesinin ne kadar olduğunu bir süre incelemeli ve sayıyı günlük olarak belirlememiz gerekir. Eğer sonuç fazla ise etkenin ne olduğunu araştırmamız gerekir: ‘’Bir hastalık problemi mi var?’’ ya da ‘’Kullanılan ilaçlara mı bağlı?’’ sorularını araştırıp sonuca göre bir tedavi uygulamamız gerekmektedir.

Saç kaybını arttıran etkenleri kısaca sıralayacak olursak; Stres, ateş, enfeksiyon, tiroid, mevsimsel değişiklikler, emzirme, alkol bağımlılığı, beslenme bozukluğu ve diyet, kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar (kemoterapi) ve radyasyon saç dökülmesinin başında gelen etkenlerdir.

Saç dökülmesine sebep olan çeşitli saç hastalıkları da bulunmaktadır: Saç derisinde sedef, saçkıran ve kıl kökü iltihabı saç dökülmesine sebep olan hastalıklardır. Saç derisinde sedef hastalığından kurtulmak meşakkatli bir iştir ama sonuca ulaşıldığında saç dökülmesi kesilecektir. Saçkıran hastalığı bazen bütün saçlarımızın dökülmesine sebep olabilir ancak altı ay ile bir yıl aralığında saçlar yeniden çıkacaktır. Kıl kökü iltihabı hastalığı eğer enfeksiyon ciddi derecede fazla ise kalıcı dökülmelere sebep olabilir. Bu hastalığın tedavisi antibiyotik ile yapılır ileri düzeye gitmediği sürece kalıcı değildir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir